Loading...
Language: Turkish
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، اَللَّهُمَّ بَارِكَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke Hamîdün Mecîd. Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke Hamîdün Mecîd
Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine rahmet ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine de rahmet eyle; şüphesiz Sen Hamîd ve Mecîd'sin. Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine de bereket ver; şüphesiz Sen Hamîd ve Mecîd'sin. Abdullah b. Amr b. el-Âs (ra) şöyle rivayet etmiştir: Resûlullah (ﷺ) şöyle buyurdu: «Müezzini duyduğunuzda onun söylediklerini tekrarlayın, sonra bana salavât getirin; zira bana salavât getiren kişiye Allah on kat bereket verir. Ardından Allah'tan benim için vesîleyi isteyin; vesîle, cennette Allah'ın kullarından yalnızca birine yakışan bir makamdır ve umarım o kişi ben olurum. Kim benim için vesîleyi isterse şefaatime hak kazanır.»
Reference: Müslim: 384