Loading...
Language: Turkish
اَللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِيْ وَبَيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ، اَللَّهُمَّ نَقِّنِيْ مِنَ الْخَطَايَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الْأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ، اَللَّهُمَّ اغْسِلْ خَطَايَايَ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ
Allâhümme bâid beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâadte beynel-meşrıkı vel-mağrib, Allâhümme nekkınî mine'l-hatâyâ kemâ yünekkâ's-sevbü'l-ebyadu mine'd-denesi, Allâhümmağsil hatâyâye, bil-mâi ves-selci vel-bered
Allah'ım! Doğu ile batıyı birbirinden ne kadar uzak kıldıysan, beni de günahlarımdan o kadar uzak tut. Allah'ım! Beyaz elbise kirden nasıl temizlenirse, beni de hatalarımdan öyle temizle. Allah'ım! Hatalarımı su, kar ve doluyla yıkayıp temizle. Ebû Hüreyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: Resûlullah (ﷺ) tekbir ile Kur'ân tilavetinin başlangıcı arasında kısa bir sessizlik bırakırdı. Peygambere (ﷺ) 'Anam babam sana feda olsun! Tekbir ile tilavetin arasındaki o kısa sessizlikte ne söylüyorsunuz?' diye sordum. Peygamber (ﷺ) şöyle buyurdu: 'Şöyle derim: (Yukarıdaki dua okunur)'
Reference: Buhârî: 744