Loading...
Language: Turkish
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدًا كَثِيرًا طَيِّبًا مُبَارَكًا فِيهِ مُبَارَكًا عَلَيْهِ كَمَا يُحِبُّ رَبُّنَا وَيَرْضَى
Elhamdü lillâhi hamden kesîran tayyiben mübâreken fîhi mübâreken aleyhi kemâ yühibbü Rabbünâ ve yerdâ
Hamd olsun Allah'a; Rabbimizin sevdiği ve razı olduğu şekilde çok, güzel ve bereketli hamd. Rifâa b. Râfi' (ra) şöyle demiştir: «Peygamber'in (ﷺ) arkasında namaz kılıyordum, hapşırdım ve (yukarıdaki duayı) söyledim. Namazı bitirdiğinde Resûlullah (ﷺ) 'Namazda kim konuştu?' dedi. Kimse bir şey söylemedi. Sonra ikinci kez 'Namazda kim konuştu?' dedi. Rifâa b. Râfi b. Afrâh (ra) 'Ben, ey Allah'ın Resûlü' dedi. 'Şöyle dedim: (yukarıdaki dua)' dedi. Peygamber (ﷺ) şöyle buyurdu: 'Canım elinde olan'a yemin olsun ki, otuzdan fazla melek onu hangisi önce yazacak diye yarıştı.'»
Reference: Hasen (Elbânî). Nesâî: 931