Loading...
Language: Turkish
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ، وَارْفَعْ دَرَجَتَهُ فِي الْمَهْدِيِّينَ، وَاخْلُفْهُ فِي عَقِبِهِ فِي الْغَابِرِيْنَ، وَاغْفِرْ لَنَا وَلَهُ يَا رَبَّ الْعَالَمِيْنَ، وَافْسَحْ لَهُ فِي قَبْرِهِ، وَنَوِّرْ لَهُ فِيهِ
Allâhümmağfirlehû (kişinin ismi), verfa' derecetehû fil-mehdiyyîn, vahlüfhü fî akıbihî fil-ğâbirîn, vağfirlânâ ve lehû yâ Rabbel-âlemîn, vefseh lehû fî kabrihî, ve nevvir lehû fîh
Allah'ım! Onu (kişinin ismi) bağışla, hidayete erenlerin arasında derecesini yükselt ve geride kalan torunları arasında ona halef ihsan et. Ey âlemlerin Rabbi! Hem bize hem de ona bağışlanma ihsan et ve kabrini genişlet ve onu kabrinde nura garkyle. Resûlullah (ﷺ) Ebû Seleme (ra)'nin (vefat ettiğinde) yanına geldi. Gözleri açık kalmıştı. Peygamber (ﷺ) gözlerini kapattı ve şöyle buyurdu: 'Can çıkınca göz de onu takip eder.' Aile fertlerinden bazıları ağladı ve feryat etti. Bunun üzerine şöyle buyurdu: 'Kendiniz için yalnızca hayır dua edin; zira melekler söylediklerinize 'Âmin' der.' Ardından şöyle dedi (dua yukarıda zikredilmiştir)
Reference: Müslim: 920