Loading...
Language: Turkish
إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّـهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَىٰ عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِي اللَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَثِيثًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِأَمْرِهِ ۗ أَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْأَمْرُ ۗ تَبَارَكَ اللَّـهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ ﴿٥٤﴾ ادْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً ۚ إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ ﴿٥٥﴾ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ بَعْدَ إِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا ۚ إِنَّ رَحْمَتَ اللَّـهِ قَرِيبٌ مِّنَ الْمُحْسِنِينَ ﴿٥٦﴾
İnne Rabbakümüllâhüllezî halakas-semâvâti vel-arda fî sitteti eyyâmin sümmestevâ alel-arş; yüğşîl-leylen-nehâre yatlübühû hasîsen veş-şemse vel-kamere ven-nücûme müsehhârâtim-bi-emrih; elâ lehül-halku vel-emr; tebârekallâhü Rabbül-âlemîn. Üd'û Rabbeküm taderruân ve hufyeten; innehû lâ yühibbül-mütedeîn. Ve lâ tüfsidû fil-ardı ba'de ıslâhihâ ved'ûhü havfen ve tameân; inne rahmetallâhi karîbün minel-muhsinîn.
(54) Şüphesiz Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, ardından arşa kurulan, geceyi gündüze bürüyen -gece durmaksızın gündüzü takip eder- güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğdiren Allah'tır. İyi bilin ki, yaratmak da buyurmak da O'na aittir. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir! (55) Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin; doğrusu O, sınırı aşanları sevmez. (56) Barış ve düzenin kurulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın. O'na korku ve umut içinde dua edin. Şüphesiz Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara yakındır.
Reference: A'râf Sûresi 7: 54-56