Loading...
Language: Turkish
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ ﴿١٦﴾ وَحَفِظْنَاهَا مِن كُلِّ شَيْطَانٍ رَّجِيمٍ ﴿١٧﴾ إِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُّبِينٌ ﴿١٨﴾
Ve lekad cealnâ fis-semâi bürûcen ve zeyyennâhâ lin-nâzirîn. Ve hafıznâhâ min külli şeytânir-racîm. İllâ menis-terakâs-sem'a fe-etbeahü şihâbün mübîn.
(16) Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onu seyredenler için süsledik. (17) Onu kovulmuş her şeytandan koruduk. (18) Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur; onu da parlak bir alev takip eder.
Reference: Hicr Sûresi 15: 16-18