Loading...
Language: Turkish
وَقِهِمُ السَّيِّئَاتِ ۚ وَمَن تَقِ السَّيِّئَاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُ ۚ وَذَٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Ve kıhimüs-seyyiât; ve men tekıs-seyyiâti yevme'izin fekad rahimteh; ve zâlike hüvel-fevzül-azîm.
Onları kötülüklerden koru; o gün kötülüklerden koruduğun kimseye şüphesiz rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük kurtuluşun ta kendisidir.
Reference: Ğâfir Sûresi 40: 9