Loading...
Language: Turkish
اَللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا سَأَلَكَ مِنْهُ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا اسْتَعَاذَ بِكَ مِنْهُ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ وَأَنْتَ الْمُسْتَعَانُ وَعَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ
Allâhümme innâ nes'elüke min hayri mâ seeleke minhü nebiyyüke Muhammedün, ve neûzü bike min şerri mesté'âze bike minhü nebiyyüke Muhammedün, ve entel-müste'ânü ve aleykel-belâğ, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.
Allâh'ım, Peygamberin Hz. Muhammed'in Senden istediği iyilikleri Senden istiyoruz; Peygamberin Hz. Muhammed'in Senden sığındığı kötülüklerden Sana sığınıyoruz. Yardım istenilen Sensin, tebliğ etmek de Sana düşer; güç ve kuvvet yalnızca Allah'tandır. Ebû Umâme (r.a.) şöyle rivayet etti: 'Allah Resûlü (s.a.v.) pek çok dua okudu ve biz bunları ezberliyemedik. Dedik ki: Ey Allah'ın Resûlü, pek çok dua okudunuz ve biz bunları ezberliyemedik. Buyurdu: Bunların hepsini kapsayan bir şeye sizi yönlendireyim mi? (Dua yukarıda belirtilmiştir.)'
Reference: Hasen (Şevkânî). Tuhfetü'z-Zâkirîn: 489