Loading...
Language: Turkish
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَتَرْكَ الْمُنْكَرَاتِ وَحُبَّ الْمَسَاكِيْنِ وَأَنْ تَغْفِرَ لِي وَتَرْحَمَنِي وَإِذَا أَرَدْتَ فِتْنَةَ قَوْمٍ فَتَوَفَّنِيْ غَيْرَ مَفْتُوْنٍ وَأَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَحُبَّ عَمَلٍ يُقَرِّبُ إِلَى حُبِّكَ
Allâhümme innî es'elüke fi'lel-hayrâti, ve terkel-münkerâti, ve hubbeL-mesâkîni, ve en tağfira lî ve terhamenî ve izâ erâdte fitnete kavmin fe-teveffenî ğayra meftûn, ve es'elüke hubbeke ve hubbe men yühibbüke, ve hubbe amelin yükarribu ilâ hubbik.
Allâh'ım, iyi amelleri yapmayı, kötü amellerden uzak durmayı, fakirleri sevmeyi, beni bağışlamanı ve bana merhamet etmeni istiyorum. Bir kavmi imtihan etmeyi istersen, beni fitneye düşmeden vefat ettir. Senin sevgini, Seni sevenlerin sevgisini ve beni Senin sevgine yaklaştıracak amellerin sevgisini istiyorum. Muâz bin Cebel (r.a.) şöyle rivayet etti: 'Bir sabah Allah Resûlü (s.a.v.) sabah namazı için yanımıza gelmekte gecikti; güneş doğmak üzereydi. Sonra hızla çıktı, namaz için hazırlandı. Allah Resûlü (s.a.v.) namazı hızlıca kıldırdı. Selam verince yüksek sesle şöyle buyurdu: Olduğunuz yerde kalın. Sonra dönerek bize yaklaştı ve şöyle dedi: Bu sabah yanınıza gelemememin sebebini size anlatayım: Gece kalktım, abdest alıp gücüm yettiği kadar namaz kıldım; namazımda uyukladım ve derin uykuya daldım. Sonra Rabbimi en güzel surette gördüm. Dedi ki: Ey Muhammed! Dedim: Rabbim, emrine amadeyim! Dedi: Yüce topluluk (melekler) ne ile meşgul? Dedim: Bilmiyorum Rabbim. Bunu üç kez söyledi. Buyurdu: Avucunu omuzlarımın arasına koydu ve parmaklarının serinliğini göğsümde hissettim. Sonra her şey bana açıldı. Dedi ki: Ey Muhammed! Yüce topluluk ne ile meşgul? Dedim: Kefaret amelleriyle. Dedi: Onlar neler? Dedim: Cemaate yürümek, namazdan sonra mescitlerde oturmak, zorluklara rağmen abdesti tam almak. Dedi: Peki ya başka? Dedim: Yemek yedirmek, yumuşak konuşmak ve insanlar uyurken gece namazı kılmak. Dedi: Dile. Dedim: (Yukarıdaki dua). Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu: Gerçektir; onu öğrenin ve ezberleyin.' [1] Günahlar silinir [2] Sahih. Tirmizî: 3235]
Reference: [1] Yani bunları yaparsanız günahlar silinir [2] Sahih. Tirmizî: 3235