Loading...
Language: Turkish
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ وَأَعُوْذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ أَنْ أُرَدَّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا وَأَعُوْذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ
Allâhümme innî eûzü bike minel-buhli, ve eûzü bike minel-cübni, ve eûzü bike min en üradde ilâ erzalil-ümüri, ve eûzü bike min fitnetid-dünyâ ve eûzü bike min azâbil-kabr.
Allâh'ım, cimrilikten Sana sığınırım; korkaklıktan Sana sığınırım; en kötü yaşlılığa döndürülmekten Sana sığınırım; dünyanın fitnesinden Sana sığınırım ve kabir azabından Sana sığınırım. Sa'd bin Ebî Vakkâs (r.a.) bu cümleleri çocuklarına, bir öğretmenin yazıyı çocuklara öğrettiği gibi öğretirdi ve şöyle derdi: Allah Resûlü (s.a.v.) namazın sonunda tüm bu şeylerden sığınmayı talep ederdi. (Yukarıdaki dua belirtilmiştir.)
Reference: Buhârî: 6370