Loading...
Language: Turkish
رَبَّنَا أَصْلِحْ بَيْنَنَا، وَاهْدِنَا سَبِيلَ الْإِسْلَامِ، وَنَجِّنَا مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ، وَاصْرِفْ عَنَّا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهْرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ، وَبَارِكْ لَنَا فِي أَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَقُلُوبِنَا وَأَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا، وَتُبْ عَلَيْنَا إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ، وَاجْعَلْنَا شَاكِرِينَ لِنِعْمَتِكَ، مُثْنِينَ بِهَا، قَائِلِينَ بِهَا، وَأَتْمِمْهَا عَلَيْنَا
Rabbenâ aslih beynenâ vehdine sebîlel-İslâm, ve neccîne minez-zulümâti ilen-nûr, vasrif 'annel-fevâhişe mâ zahera minhâ ve mâ betana ve bârik lenâ fî esmâ'inâ ve ebsârinâ ve kulûbinâ ve ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ ve tub 'aleynâ inneke Entet-Tevvâbür-Rahîm, vec'alnâ şâkirîne li-ni'metike müsniîne bihâ kâilîne bihâ ve etmimhâ 'aleynâ
Rabbimiz! Aramızı düzelt ve bizi İslâm yoluna hidayet et. Bizi karanlıklardan (kurtarıp) nura çıkar. Açık ve gizli olan fuhşiyatı bizden uzaklaştır. Kulaklarımızda, gözlerimizde, kalplerimizde, eşlerimizde ve çocuklarımızda bize bereket ver. Bize tevbe ile dön, zira Sen tevbeleri çok kabul edensin, çok merhametlisin. Bizi nimetine şükredenlerden, onu övenlerden ve ilan edenlerden kıl. Ve onu bizim üzerimizde tamamla. Abdullah ibn Mes'ûd (radıyallahu anh)'dan rivayet edilmiştir: Namaz kılarken oturuşlarda ne söyleyeceğimizi bilmiyorduk. Allah'ın Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) (Allah tarafından) öğretildi. Sonra aynı şekilde rivayeti aktardı. Ardından şöyle dedi: Bize ayrıca başka kelimeleri de öğretirdi; fakat onları tahiyyatı öğrettiği gibi öğretmezdi: (Yukarıda geçen dua)
Reference: Sahih. Sahih Edebü'l-Müfred: 630