Loading...
Language: Turkish
اَللَّهُمَّ أَنْجِزْ لِي مَا وَعَدْتَنِي اَللَّهُمَّ آتِ مَا وَعَدْتَنِي اَللَّهُمَّ إِنْ تُهْلِكْ هَذِهِ الْعِصَابَةَ مِنْ أَهْلِ الْإِسْلَامِ لَا تُعْبَدُ فِي الْأَرْضِ
Allâhümme enci lî mâ ve 'adtenî, Allâhümme âti mâ ve 'adtenî, Allâhümme in tühlik hâzihil-'işâbete min ehlil-İslâmi lâ tu'bed fil-ardi
Ey Allah'ım! Bana vaat ettiğini yerine getir. Ey Allah'ım! Bana vaat ettiklerini getir. Ey Allah'ım! Eğer İslâm ehlinden bu küçük topluluğu helak edersen, yeryüzünde Sana ibadet edilmez. Ömer ibn el-Hattâb (radıyallahu anh)'tan rivayet edilmiştir: «Bedir savaşının günü Allah'ın Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) kâfirlere baktı; onlar bin kişiydi; kendisinin ashâbı ise üç yüz on dokuz kişiydi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Kıble'ye döndü, ellerini uzattı ve Rabbine şöyle dua etmeye başladı: (Yukarıda geçen dua)»
Reference: Müslim: 1763