Loading...
Language: Turkish
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ جَاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا وَجُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا ۚ وَكَانَ اللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا ﴿٩﴾ إِذْ جَاءُوكُم مِّن فَوْقِكُمْ وَمِنْ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَإِذْ زَاغَتِ الْأَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللَّهِ الظُّنُونَا ﴿١٠﴾ هُنَالِكَ ابْتُلِيَ الْمُؤْمِنُونَ وَزُلْزِلُوا زِلْزَالًا شَدِيدًا ﴿١١﴾
Em hasibtüm en tedhulül-cennete ve lemmâ ye'tikum-mesellüllezîne halev min kablikum messethumül-be'sâü ved-darrâü ve zülzilû hattâ yekûler-Resûlü vellezîne âmenû me'ahû metâ nasrullâh; elâ inne nasrallâhi karîb.
Yoksa siz, daha önce gelip geçenlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuş, öyle sarsılmışlardı ki, peygamber ve beraberindeki inananlar «Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?» diyecek olmuşlardı. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.
Reference: [1] Bakara Sûresi 2: 214 [2] Zâdü'l-Me'âd: 3/274